-Örgü
şişlerini elektirik prizine sokup saçlarımın jolesiz dikleşmesine neden olduğum
gün gülecek kadar hain, hiç bilmediğim İzmir'de henüz 6 yaşında beni unutup eve
gidecek kadar umursamaz.-
O
zamana kadar, o zamandan sonrasını hayal edemediğim insan... Mert.
Yaşamımın
ilk 13 yılında aramızdaki ilişki biçimi kedi-köpek gibi deyiminin karşılığı
olsa da, nefretle başlayan ilişkilerin aşka dönüşmesi gibi dönüştük biz de. Ben
O'nu her türlü acıyla deneyimlediğim yılların tecrübesinden sonra olgunlaşmış anda ne kayıp ne de pişmanlık sayılamayacak bir zamanda tanıdım. Yan yana yürümekten utandığımız, benim
Türkçem iyi oldukça O'nun Matematikle beni altettiği, ben sokak koşusunda O'nu
geçtikçe, yüzmede beni ezdiği, aynı ortamda bulunduğumuz her saniye zevkle huzursuzluk çıkardığımız
yılların tecrübesi.
Benim hayata karşı tahammülüm yüksektir. Hatta
çıldırtıcı bir anlayışlılığa sahip olduğumu bilirim. Sebebi: Mert.
Tahammül
edebilmeme rağmen iç organlarıma zarar verircesine beni çıldırtan tek şey
aklını kullanmayan insanlardır. Ben kendimi zeki insanların yanında gerçekten yaşıyor
hissederim. Sebebi: Mert.
Canım
kuzenim.
Ben
kuzenimi Mert olarak bildim, önce nefret ettim, hani o çocukça gıcık olmak her ne
malzeme gerektiriyorsa, bende hepsi vardı. Sonra bütün o acı tecrübeler sonunda
dayanıklılık testini geçtim ve çok sevdim.
İlkokul
birinci sınıfta kulaklarından zeka fışkırdığını söyleyerek tüm kıskançlık güdülerimi
üstüne çeken insan, anladım ki benim ta kendim.
O
yıllarda, iki çılgın geveze komik kuzen olarak biz birbirimize bağlandık.
Mert'le
olan ilişkimiz yaklaşık 6 yıl sürdü. Bir gün Çeşme'de denizin içinde komik
hikayeler anlatılır ben de sıcacık güneş iki bira ve serin su etkisiyle keyifle
dinlerken; sürekli bir kişiden bahsediliyordu ve unutamadığım o cümleyi sarfettim:
"Kim bu çocuk ben hiç tanımıyorum ama"
Tanımıyorum
tabi, çünkü o PERTEV.
Benden
habersiz, bambaşka insanların dünyasına bambaşka bir isimle girmiş. İşte yine
beni alt etmiş. Benim tek bir isimle özgüvenime tavan yaptırmaya çalıştığım
yıllarda, adam iki isimle piyasada çoktan yerini almış.
Etkileyicisin
akıllısın zekisin çok komiksin üstelik bir de yaratıcısın. Pertev ha. Benim
göbek adım, doğduğum yıl dayımın sevgilisi olup bir daha kendisinden hiç haber
alamadığımız Berrak isimli meçhul bir kahramana ait olacak, sen hala saygıyla
anılan yüce insan canımız dedemizin adıyla gönüllere taht kuracaksın:)
Pertev
artık bir efsane oldun sanıyorsun ama Türkiye'de en çok kullanılan 1323. isim
ve ismi Pertev olan kişi sayısının her yıl 83 kişi arttığı varsayılıyor.
Tek
çocuklu bir ailenin haliyle tek çocuğu olarak, sahip olduğum her şey sensin; kuzen,
kardeş, dost, kanka, sırdaş, düşünce müşterisi... İstediği
kadar hızlı geçsin, beni doyuran, yalnızlığımı dolduran her duygunun arkasından,
Pertev Mert ile hayatıma devam ediyorum.
Bazen
"Mert saçmalama...", bazen "Pertev sen ne diyorsun..", bazen
"Kuzen bu hafta gelsene..", bazen de "Seni çok seviyorum".
"Hayırdır
yaa", dediğini duyar gibi oluyorum, ben de komik bişeyler yazmak
istemiştim ama olmadı, iki kadeh sıcak şarap işte.. telefisi bir sonraki yazıya...
Hayır.. bazen değil, seni hep çok seviyorum.
Handecim yine ne kadar güzel yazmışsın, ne kadar samimi, ne kadar duygu yüklü...
YanıtlaSilCok teşekkür ederim, paylaşabilmek harika bir duygu..Siz Mert'i iyi tanıdıgınız icin bu yazıyı okumak da farklı olmustur.. Ben de takibindeyim blogunuzun, gorusmek uzere..
YanıtlaSil